Antalya Geneli Kentsel Dönüşüm Danışmanlığı
KENTSEL DÖNÜŞÜM Antalya Danışmanlık Ofisi

Hissedarlara Ulaşılamayan, Miras İntikali Yapılmamış Binalarda Kentsel Dönüşüm Prosedürü

Hissedarlara Ulaşılamayan, Miras İntikali Yapılmamış Binalarda Kentsel Dönüşüm Prosedürü
BİLGİ BANKASI VE REHBER

Vefat Eden Malikler ve Tapu Kütüklerinde Donup Kalan Mülkiyet

Antalya’nın Şarampol, Yüksekalan, Balbey, Üçgen veya Doğu Garajı gibi geçmişi yarım asrı aşan yerleşim alanlarında yürürken, pencereleri yıllardır kapalı duran, panjurları sararmış ve cephesindeki sıvaları dökülen apartman bloklarıyla karşılaşmak mümkündür. Bu binalarda yaşayan komşular her gün merdivenleri tırmanırken kolonlardaki çatlakları, tavandan dökülen beton parçalarını ve bodrum kattaki paslanmış demirleri endişeyle izler. Ancak yapıyı yenilemek için harekete geçildiğinde tapu kayıtları incelenir ve derin bir hukuki sessizlikle karşılaşılır. Dairelerin bir kısmının ilk sahipleri yirmi ya da otuz yıl önce vefat etmiş, geride kalan mirasçılar ise aralarındaki anlaşmazlıklar veya ihmal sebebiyle resmi miras intikal işlemlerini hiçbir zaman tamamlamamıştır. Tapu kütüğünde halen hayatta olmayan kişilerin isimleri yazılıdır ve bu durum mülkiyeti adeta zamanda donmuş bir hale getirir.

Bir binanın geleceğine karar vermek isteyen kat malikleri, karşılarında muhatap bulamadıklarında kendilerini çaresiz bir kilitlenmenin tam ortasında bulur. Kimi dairede yıllardır kiracı oturmakta ve gerçek hak sahiplerinin nerede olduğu dahi bilinmemektedir. Kimi daire ise mirasçıların kendi aralarındaki küslükler yüzünden boş bırakılmış, çürümeye terk edilmiştir. Can güvenliği tehdit altında olan diğer apartman sakinleri, bir yandan her an gerçekleşebilecek bir afetin korkusuyla yaşarken diğer yandan ulaşılamayan hissedarların yarattığı bürokratik engeli nasıl aşacaklarını kestiremez. Eski mevzuat döneminde tek bir mirasçının imzasının eksik olması dahi tüm süreci durdurmaya yeterken, günümüz hukuki düzenlemeleri bu kilitleri açacak güçlü kamusal yollar tanımlamıştır.

Miras İntikali Yapılmamış Olması Yenileme Kararına Engel midir?

Hisseli tapularda ve miras kalan mülklerde en yaygın görülen bilgi eksikliği, tüm mirasçılar tapuya gidip intikal yaptırmadan binada hiçbir resmi işlemin başlatılamayacağı düşüncesidir. Bir mülk sahibi vefat ettiğinde, mirasçılar arasında tereke üzerinde kendiliğinden elbirliği mülkiyeti hükümleri doğar. Elbirliği mülkiyetinde kural olarak tüm ortakların oy birliğiyle hareket etmesi beklenir; ancak söz konusu durum risk altındaki bir yapının tespiti ve yenilenmesi olduğunda yasa koyucu bu genel kuralı bilinçli biçimde esnetmiştir. 6306 sayılı kanun, binanın teknik dayanıklılığının incelenmesi ve riskli yapı tespit raporunun alınması için tüm mirasçıların ortak rızasını kesinlikle şart koşmaz.

Vefat eden malikin mirasçılarından yalnızca birinin, sulh hukuk mahkemesinden veya noterden temin edeceği veraset ilamı belgesiyle başvuru yapması, lisanslı mühendislik kuruluşlarının binada inceleme başlatması için tek başına yeterlidir. Hatta miras intikali tapu siciline resmen tescil edilmemiş olsa dahi, mirasçılık belgesi sunan her yasal hak sahibi başvuru ehliyetine sahiptir. Dolayısıyla diğer mirasçıların sürece katılmaması, imza vermekten kaçınması veya tapu masraflarını ödemek istememesi, binanın teknik incelemesini ve çürük raporunun çıkarılmasını hiçbir biçimde engelleyemez. Yasal mekanizma, can güvenliğini ilgilendiren riskleri tüm özel hukuk uyuşmazlıklarının üzerinde tutarak sürecin ilk adımını güvenceye alır.

Yurt Dışında Yaşayan veya Adresi Bilinmeyen Paydaşların Yarattığı Düğüm

Antalya, geçmişten bugüne yurt dışına yoğun iş gücü göçü vermiş ve aynı zamanda farklı kentlerden göç almış bir coğrafyadır. Bu demografik hareketlilik, eski apartmanlarda mülkiyet paydaşlarının dünyanın dört bir yanına dağılmasına neden olmuştur. Bir apartmanda yenileme kararı ele alınacağı zaman, daire sahiplerinden birinin Almanya’da, diğerinin Fransa’da yaşadığı; bir başka hissedarın ise yıllardır nerede ikamet ettiğine dair hiçbir resmi bilginin bulunmadığı durumlarla sıklıkla karşılaşılır. Kimi zaman da aile büyüklerinin vefatından sonra miras onlarca toruna bölünmüş, kuzenler birbirini hayatında hiç görmemiş ve irtibat tamamen kopmuştur.

Bu kopukluk, binasını dönüştürmek isteyen diğer komşular üzerinde muazzam bir psikolojik baskı yaratır. Yıllardır aidat ödemeyen, apartman toplantılarına gelmeyen ve binanın göçme tehlikesini umursamayan bu uzak hissedarlara ulaşılamadığı gerekçesiyle projenin başlamayacağı zannedilir. Oysa can emniyetini tehdit eden binalarda yaşayan insanların hayatı, nerede olduğu bilinmeyen paydaşların keyfine veya ilgisizliğine terk edilemez. Kanun, adresi meçhul olan veya yurt dışında ikamet edip resmi bildirimlere cevap vermeyen hissedarlar için özel tebligat ve temsil kuralları geliştirerek projenin duraksamasını kesin biçimde engeller.

Tebligat Kolaylıkları ve Muhtarlıkta Askı Yönteminin İşleyişi

Geçmiş yıllarda inşaat projelerinin durmasına yol açan en büyük handikap, resmi bildirimlerin muhataba bizzat elden teslim edilmesinin zorunlu olmasıydı. Tebligat zarfının kapıdan dönmesi, adresin yetersiz kalması veya şahsın yurt dışında bulunması durumunda aylar süren ilan süreçleri beklenirdi. 6306 sayılı kanunda gerçekleştirilen reform niteliğindeki düzenlemeler, bu bürokratik engeli kökten temizlemiştir. Güncel mevzuata göre, riskli yapı tespiti yapılan veya salt çoğunlukla karar alınan binalarda bildirimler öncelikle Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi yani MERNİS kayıtlarındaki yerleşim yeri adresine gönderilir.

Eğer şahsın yurt içi MERNİS adresi bulunmuyorsa ya da gönderilen tebligat adreste bulunamama sebebiyle iade edilirse, süreç askıya alınmaz. Bildirim yazısı, binanın bulunduğu mahallenin muhtarlığında tam on beş gün süreyle askıya çıkarılır. Bunun yanı sıra ilgili müdürlüğün resmi ilan panosunda ve e-Devlet kapısı üzerinde eş zamanlı olarak duyurulur. Muhtarlıkta askıya çıkarıldığı son gün itibarıyla, tebligat kanunen ilgili hissedara bizzat teslim edilmiş sayılır. Paydaşın bildirimi fiilen görmemiş veya okumamış olması yasal sürelerin işlemesini durdurmaz. Bu askı yöntemi sayesinde, hissedarın adresine ulaşılamasa dahi kanuni takvim işlemeye devam eder ve diğer maliklerin hakları korunur.

Sulh Hukuk Mahkemesince Kayyım Tayini ve Kamusal Temsil

Hissedarlara hiçbir biçimde ulaşılamadığı, mirasçıların kim olduğunun tespit edilemediği veya gaiplik durumunun söz konusu olduğu hallerde Türk Medeni Kanunu ve dönüşüm mevzuatı devreye çok daha güçlü bir kamusal kalkan sokar: kayyım atanması. Kat maliklerinden herhangi birinin veya ilgili idarenin talebi üzerine, taşınmazın bulunduğu yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde gaiplik ve kayyımlık davası ikame edilir. Mahkeme, hak sahibine ulaşılamayan hisseyi temsil etmek ve mülkiyet haklarını korumak üzere genellikle mahallin en büyük mal memurunu, yani Defterdarlık veya Malmüdürlüğü yetkilisini kayyım olarak tayin eder.

Kayyım olarak atanan kamu görevlisi, kayıp veya ulaşılamayan malikin hukuki temsilcisi sıfatını kazanır. Apartmanda yürütülen kentsel yenileme görüşmelerinde masaya oturur, teklifleri inceler ve diğer kat malikleriyle birlikte bina ortak karar protokolünü imzalama yetkisini kullanır. Eğer parselde yüzde elli artı bir arsa payı çoğunluğu sağlanmışsa, kayyım azınlık hisselerinin açık artırmayla satış sürecinde de pay sahibinin mali haklarını korur. Satıştan elde edilen nakit bedel, kayyım gözetiminde açılan vadeli bir kamu bankası hesabında hak sahibi veya yasal mirasçıları ileride ortaya çıkana kadar nemalandırılarak muhafaza edilir. Böylelikle mülkiyet hakkı zedelenmeden, yapının dönüşümü güvenle tamamlanır.

Yargı Kararıyla Veraset İlamı Alma ve Resen Tapu Tescili

Bir apartmanda mirasçıların resmi intikal yaptırmamış olması halinde, diğer komşuların elleri kolları bağlı değildir. Yasal mevzuat, ortaklığın giderilmesi veya dönüşüm süreçlerinin yürütülmesi amacıyla menfaati bulunan diğer kat maliklerine mahkemeden mirasçılık belgesi talep etme hakkı tanır. Kat malikleri sulh hukuk hakimliğine başvurarak vefat eden komşularının veraset ilamını temin etmek üzere kendilerine yetki verilmesini isteyebilir. Mahkemenin sunduğu bu yetki belgesiyle, nüfus kayıtları taranarak vefat eden kişinin tüm yasal mirasçıları soybağı kütüklerinden tek tek resmi olarak belirlenir.

Mirasçıların kimlikleri ve pay oranları tespit edildikten sonra, Tapu ve Kadastro Müdürlükleri nezdinde intikal süreci işletilebilir. Hatta 6306 sayılı kanun kapsamında, veraset ve intikal vergisi borçları bulunsa dahi tapu müdürlükleri bu borcu mirasçıların şahsi borcu olarak kayda geçirir ancak mülkiyetin intikaline ve parselin arsa vasfına çevrilmesine engel çıkarmaz. İlçe belediyeleri ve çevre müdürlükleri de kamu güvenliği gereği tapu devirlerini resen tescil ettirme yetkisine sahiptir. Bu hukuki imkan, mirasçıların ihmalkarlığı yüzünden yıllardır tıkanmış olan bürokratik mekanizmayı hızla işler hale getirir.

Salt Çoğunluk Hesabında Mirasçıların Temsili ve Hisse Satış Prosedürü

Riskli bina tescil edildikten sonra en kritik aşama, yeni projenin detaylarına ve yüklenici sözleşmesine karar vermektir. Yürürlükteki mevzuatta şart koşulan oran arsa payı salt çoğunluğudur, yani yüzde elli artı birdir. Vefat etmiş bir malikin bağımsız bölümünde birden fazla mirasçı bulunuyorsa, bu mirasçıların arsa payı oranı kendi miras hisseleri nispetinde hesaba katılır. Mirasçılardan bir kısmı projeye imza atarken diğer kısmı muhalif kalırsa, imza atanların payı çoğunluk tarafına, katılmayanların payı ise azınlık tarafına yazılır.

Toplam parselde yüzde elli artı bir çoğunluk sağlandığı anda, karara imza atmayan veya ulaşılamayan mirasçıların payları için idari satış mekanizması işletilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sunulan dosya doğrultusunda, azınlık hisseleri bağımsız değerleme kuruluşlarınca kıymet takdirine tabi tutulur. Belirlenen rayiç bedel üzerinden düzenlenen açık artırma ihalesinde, söz konusu hisseler öncelikle diğer kat maliklerine satışa çıkarılır. Eğer paydaşlar bu hisseleri satın almazsa, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı veya Hazine bedelini ödeyerek hisseyi devralır. Bu sayede mirasçıların dağınıklığı, çoğunluğun güvenli konut hakkını hiçbir şekilde rehin alamaz.

Aile İçi Kırgınlıklar ve Hissedarları Uzlaştıran Koordinasyon Masası

Miras kalan gayrimenkullerde yaşanan tıkanıklıkların temelinde çoğu zaman hukuki engellerden ziyade derin ailevi kırgınlıklar, geçmişten gelen miras paylaşımı kavgaları ve kardeşler arası iletişimsizlik yatar. Biri dairesini nakde çevirmek isterken diğeri hatırası olduğu gerekçesiyle yıkıma karşı çıkabilir; bir başka mirasçı ise diğer kardeşine duyduğu öfke sebebiyle sırf süreci bozmak adına imza atmaktan kaçınabilir. Bu insani çatışmalar apartman toplantılarını kilitlerken, binada oturan diğer aileler can korkusuyla bu tartışmaların sona ermesini beklemek zorunda kalır. Aile bireylerinin birbirini dinlemediği bir ortamda, dışarıdan yapılacak plansız yaklaşımlar öfkeleri daha da tırmandırır.

Bu tür karmaşık miras ve mülkiyet düğümlerini adliye koridorlarında onarılmaz hasarlar bırakmadan çözmenin en sağlıklı yolu, tarafları bağımsız bir uzlaşma masasında bir araya getirmektir. Hissedarların her birine miras paylarının getirdiği maddi hakları somut tablolarla anlatan, yeni projede elde edecekleri dairelerin bağımsız değerini gösteren ve onları resmi icra baskısına girmeden uzlaşmaya teşvik eden profesyonel bir köprü kurulmalıdır. Antalya genelinde onlarca farklı mirasçının bulunduğu kilitlenmiş apartmanlarda tarafları güvenle aynı masa etrafında buluşturmak, veraset pürüzlerini hızla aşmak ve projeyi suhuletle tamamlamak adına antalya kentsel dönüşüm süreçlerinde bağımsız bir danışmanlık ve uzlaşma desteğinden yararlanmak büyük bir ferahlık sağlar. Tarafsız bir koordinasyon heyeti, küs mirasçıların dahi haklarını koruyarak ortak bir akılda buluşmalarına zemin hazırlar.

Açık Artırma Aşamasında Miras Paylarının ve Maddi Hakların Korunması

Birçok mirasçının dönüşüm projelerine mesafeli durmasının arkasında, hisselerinin yok pahasına ellerinden alınacağı veya diğer akrabalarınca zarara uğratılacağı yönündeki derin güvensizlik yatar. Ancak 6306 sayılı kanun kapsamında işletilen hisse satışı usulü, mirasçıların mülkiyet haklarını piyasa spekülasyonlarına karşı koruyan katı güvencelerle donatılmıştır. Açık artırma öncesinde yapılan değerleme işlemi, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisanslanmış bağımsız değerleme uzmanları marifetiyle sahada titizlikle icra edilir.

Uzmanlar parselin konumu, imar hakları, binanın cadde cephesi ve bölgedeki güncel piyasa değerlerini esas alarak hissenin taban fiyatını belirler. İhalede bu asgari bedelin altında hiçbir teklif kabul edilemez. Hisseler açık artırmada satıldığında elde edilen meblağ, mirasçıların kimlik ve pay oranlarına göre resmi bir kamu bankasında vadeli hesaplara aktarılır. Ulaşılamayan veya miras intikalini yaptırmamış paydaşların parası kaybolmaz; gelecekte ortaya çıktıklarında nemalanmış olarak hesaplarından tahsil edebilecekleri şekilde devlet güvencesinde muhafaza edilir. Böylece hak sahiplerinin maddi hiçbir kaybı oluşmazken, diğer kat malikleri de inşaatın temelini atabilme fırsatına kavuşur.

Hukuki Kilitleri Çözerek Dayanıklı Yaşam Alanlarına Ulaşmak

Eski binalarda karşılaşılan miras problemleri ve ulaşılamayan hissedar çıkmazı, ilk bakışta aşılamaz bir bürokratik dağ gibi görünebilir. Yıllardır çözülemeyen veraset dosyaları, kayıp akrabalar ve kapısı kilitli duran virane daireler apartman sakinlerinde derin bir yılgınlık yaratır. Ancak hiçbir yasal engel, çürük bir binada yaşayan insanların can güvenliğinden daha üstün değildir. Çağdaş mevzuatın sunduğu tebligat kolaylıkları, kayyımlık müessesesi ve idari hisse satışı yolları, bu mülkiyet kilitlerini birer birer açacak anahtarları sunmaktadır.

Haklarını doğru öğrenen, yasal prosedürleri serinkanlılıkla işleten ve tarafları ortak bir diyalog masasında buluşturan bilinçli topluluklar için çözümsüz hiçbir miras engeli yoktur. Donup kalmış eski tapu kayıtlarını çağdaş şehircilik imkanlarıyla çözüme kavuşturmak, hem mirasçıların haklarını somut bir iktisadi kazanıma dönüştürür hem de kentin riskli yapı stoğunu güvenli, modern ve huzur dolu yaşam merkezlerine dönüştürür.

HEMEN ARA WHATSAPP